Metehan tarafından muhabbetine, ıvır zıvır kategorisi altına yazıldı
Panik grubunun bu parçasını bugün arkadaşın arabasında radyoda duydum ve çok hoşuma gitti,
Eve gelir gelmez google da videosunu buldum ve heralde 100 kere dinlemişimdir şuana kadar.
Müzik güzel, sözler değişik, klip ise oldukca marjinal:
Öyleyse buyrun : Yazının kalanını oku »
Bu Yazıyı sizden başka bugün 1 , toplamda 77 kişi okudu.
6 yorum var »
Metehan tarafından muhabbetine kategorisi altına yazıldı, tags: diyet, göbek, spor
Arkadaşların da dikkatinden kaçmadığı üzere ben son 3 senede bi hayli kilo aldım( hep sigarayı bıraktığım için oldu; yau sigara hiç bırakılır mı
). Öyle ki şuanki halimden 2 tane eski halim çıkar (abarttım canım ne var : eskiden 60-65 kilo idim suan 85 kilo yum). Önceden bi kere bi diyet yapsam mı demiş ve bi kere teşebbüs etmiştim fakat farkettim ki o dönemde bu imkansızdı ( nesi varsa o dönemin; açıkcası o sıra gözüm yemedi).
Dün itibari ile yeniden sabahları koşmaya ve diyet yapmaya karar verdim ve dün sabah ilk koşumu gerçekleştirdim. Sabah saat beş buçukta düştüm yollara, koşarken de etrafı süzüyorum kimler ayakta diye: gazete dağıtıcıları, börekciler, çöpcüler ve bir de halk ekmek kuyruğuna girmiş vatandaşlar .
ha bi de sabah yürüyüşüne çıkmış 3 amca (grup olarak muhabbet ede ede) ve bi kaç teyze ….ve tabi kuçu kuçular.
Bir saatlik bir koşudan sonra ( nere bi saat koşuyorum onun nerdeyse yarısını yürümüşümdür) saat 6 buçukta eve döndüm güzel bi duş aldım, diyet kahvaltımı yaptım (bir dilim ekmek 3 dilim domates 2 dilim salatalık 2 zeytin kibrit kutusunun yarısı kadar peynir). sonra mı: sonra da yattım
öğle yemekte de bir kase çorba ve bir dilim ekmek, ikindi meyva , akşama doğru bir tabak börek, akşam bir kase çorba daha ve bir dilim ekmek, gece saat 10 da çeyrek ekmek karışık tost
….. (içtiğim çay kola ve kahveden bahsetmek istemiyorum ( ama kahve ve çay şekersiz onu belirteyim) )
Tabi benim yöntemelerim komple yanlış olsa gerek zira kafama göre diyet yapıyorum (of ne diyet ) , , akşamdan sabaha kadar bilgisayar başında oturuyorum , uyumadan sabah sporuna çıkıyorum…
E peki niye yapıyorum ; hiiç yeşillik olsun 
Bu Yazıyı sizden başka bugün 0 , toplamda 91 kişi okudu.
3 yorum var »
Metehan tarafından muhabbetine kategorisi altına yazıldı, tags: Celal Çeşmeci, kouelohab
Yaran metehanyildiz.com aramaları yazısı hazırlayayım derken kouelohab araması yaparak bana sıkca gelindiğini farkettim ve bayıldım bi an kendime;
zira google ile kouelohab diye aratınca kouelohab‘tan hemen sonra çıkar olmuşum, emrah ise benden sonra gelir olmuş(kikikiki), sonrasında ise erkal, murat, last fm , osman … liste uzar
En bayıldığım ise CELAL ÇEŞMECİ araması; bilin bakalım onda nerdeyim?
Bu Yazıyı sizden başka bugün 0 , toplamda 36 kişi okudu.
2 yorum var »
Metehan tarafından muhabbetine kategorisi altına yazıldı, tags: Celal, Celal Çeşmeci, Çeşmeci, Matematik
Öncelikle kendisinden biraz bahsedeyim
Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matemakik Bölümü Öğretim Görevlisi olan Yrd. Doç. Dr. Celal Çeşmeci, bizim bölümde de 4 dönem boyunca matematik dersi verir. Ezbere dayalı bir öğretim(!)i vardır. Matematiğin komple ezber olduğunu iddia eder ve bu dersin sadece ezberlenerek öğrenilebileceğine inanır. Öğrenciler arasında ayrım yapar. Özetle kötü bir eğitimcidir. Benim hikayeme gelince; Yazının kalanını oku »
Bu Yazıyı sizden başka bugün 0 , toplamda 94 kişi okudu.
6 yorum var »
Koçfest ile Şebnem Ferah ‘ın yanında bi hayli sönük olsa da Volkan konak (bizi olmasa da) herkesi coşturdu.(tabi duyanları: zira ses sistemi o kadar berbattı ki biz sahnenin sağ tarafından sesi alamıyorduk: yahu konser alanında insan kendi sesinden başkasının sesini (konuşma seviyesindeki ses) duyar mı; duyarsa o ses sistemi işe yaramıyor demektir; ki sahnenin sağından ön tarafına geçtiğimizde sesin farklı olduğunu gördük ki bi hatta daha sahneden uzaklaşmaya başladığımızda sesin giderek netleştiğini gördük.
Volkan Konak’ın gençleri sahneye çıkartarak kolbastı oynatması izlenmeye değerdi.
Ama farkettik ki biz Volkan Konak’ ı bilgisayardan dinlesek de olurmuş; konserine gitmek şart değilmiş.
Bir de biz kenarda müzik dinle(ye)meyip; kola içip cips yerken, güvenlik görevlilerinin gelip kolamızda ki alkol miktarını test etmesi ve alkolsüz oluşunu farkettikten sonra “yahu akşamdan beri votka içmekten bi hal oldum, bir bardak kola verinde susuzluğum geçsin ” söylemi de enteresandı.
Edip Akbayram için yorum yapmayı gerek bile görmüyorum; o felaket ses sistemine rağmen bizi türküye doyurdu(M.Ali olmasa çok daha fazla doyardım ama neyse)
Bahar Şenliklerinin olaysız geçmesi de (ben bi olay olduğunu duymadım şahsen) ayrıca sevindirici idi ve dönüşlerde yaşanması beklenen ulaşım problemi de olmadı bu bağlamda bütün organizasyon ekibine teşekkür ederiz ellerine sağlık bu sene güzel iş çıkardılar.
Bu Yazıyı sizden başka bugün 0 , toplamda 170 kişi okudu.
2 yorum var »
Kocaeli Üniversitesi’ne bahar gelir de şenlik yapılmaz mı? Aslında yapılmaya da bilinir yani; son 3 senedir yapılmıyordu da bişey mi oluyordu, evet oluyordu 3 senedir yamulduk şenliksizlikten…
Neyse konumuza dönelim; bugün erkal‘ın gecikmemize neden olmasına, girişte yapılan salakça kontrole, otobüslerin dolu olarak gelmesi sebebi ile binilemeyen otobüslere rağmen saat sekizden önce konser alanına varmayı başardık.
Önce hayko cepkin isimli bir vatandaşın çığlıklarına şahit olduk. Akabinde saatler 22:10′u (emin değilim aslında) gösterdiğinde Şebnem Ferah sahneye çıktı ve 2 saat boyunca bizleri zıpzıp zıplatıp, arkadaşların söylediğine göre üşüyenleri ısıttı (ben niye üşümüyorum), coşkumuza coşku kattı ve falan ve filan (;şimdi burda şebnem ferah ile ilgili methiyeler dizip sizi sıkmayayım).
Konserde 20 bin kişi olduğunu tahmin ediyoruz; e bu kalabalıkta sahne önüne gelmek hayal tabi, 70-80 bilemediniz 100 metre geriden izledik birbuçuk saat kadar fakat sağolsun saatin ilerlemesi ile yolda kalırım korkusuna kapılan birtakım (bi 2-3 bin kişi) insanların konser alanını terketmesi ile (terbiyesizler) meydanı boş bulduk ve kalanları da hayko’dan kalma çığlıklar kullanarak yolumuzdan çıkardık ve sahnenin hemen önü olmasa da (onlara hayko çığlıkları yemiyo: e sağlam şebocu onlar) 20-25 metre yakına kadar geldik ve 10-15 dakika kadar da şebomu yakından görme şansına eriştim(ya galiba ben bu kadına aşığım: yakından görünce yağlarım eridi
).
Bunlar olurken adil ile sibel’in oturdukları yerden (hiçbir şey görmeyerek) çekirdek çitlemeleri ayrıca dikkat çekiciydi.
Dönüşte ise (20 bin kişinin evlerine dönmesi de gerek değil mi) nasıl ederiz de çok beklemeden ayakta gitsek de olur ama gidebilelim yeter ki derken erkal’ın cin fikirliliği sayesinde daha durağına gelmemiş hat4‘ü yolda kıstırıp boş koltuklarına kurulduk ve rahat bi şekilde erkallara döndük.
bu arada 3-5 foto da bulunmasın mı bu anlara dair: burdan
Hayko’ya bizi şebomuza daha fazla bağladığı, onun kıymetini bilmemizi sağladığı için teşekkür ediyoruz; tabi KOÇFEST’ e de teşekkür ediyoruz (hem şeboyu getirdiği için hemde hayko sayesinde şebonun değerini artırdğı için).
Pazartesi MFÖ den sonra görüşürüz artık…
Bu Yazıyı sizden başka bugün 0 , toplamda 138 kişi okudu.
2 yorum var »