TSK’nın Yeni Silahı “Mehmetçik-1″
Metehan tarafından güncel kategorisi altına yazıldı, Etiketler: Mehmetçik-1, silahMilli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Makine ve Kimya Endüstrisini (MKE) geliştirebilmek için kurumu KİT statüsünden çıkartmak istediklerini belirterek, ”Onu daha serbest bırakalım, uluslararası rekabete daha fazla girsin, teknolojiyi daha çok takip etsin. Bunu arzu ettiğimiz için bir kanun değişikliğini gündeme getirdik” dedi.

Milli Savunma Bakanı Gönül, Kırıkkale’deki MKE fabrikalarında incelemelerde bulunarak, burada üretilen piyade tüfeği Mehmetçik-1, makineli tüfek ve keskin nişancı tüfeği tanıtımına katıldı.
Gönül, burada yaptığı konuşmada, MKE’nin son senelerde büyük gelişme
gösterdiğini belirterek, en son Savunma Sanayi İcra Komitesinde MKE’ye, Türkiye tarihinde ilk defa özgün bir piyade tüfeği, makineli tüfek ve keskin nişancı tüfeği yapma görevi verildiğini hatırlattı.
MKE’ye mühendis, teknisyen ve işçi kadrosunda 300′den fazla personel
alındığını ifade eden Gönül, MKE’nin böylece Kırıkkale çalışma hayatına çok önemli katkıda bulunduğunu, bakanlık olarak da Kırıkkale Üniversitesine 750 dönüm arazi verdiklerini belirtti.
Bir gazetecinin, Türk askerinin yeni silahları kullanması için 2 yılın
öngörüldüğünü, bu sürenin kısalıp kısalamayacağını sorması üzerine Gönül, ”Son zamanlardaki çalışmalarıyla MKE bunun alt yapısını hazırlamıştı. Altyapısı hazır olmasaydı böyle bir görev kendisine verilmezdi. Bakın, silahı gördünüz bunun mermileri fişek fabrikasında üretildi. Bu 5.56 mermiler olmasaydı bu silahlar yapılamazdı. 5.56 üretimi hızla devam ediyor. Tabi askerlerimiz, Kara Kuvvetlerimiz bunu test edecek. Kendi isteklerine ve istemlerine uygunsa ondan sonra seri üretime başlanacaktır” yanıtını verdi.
Gönül, MKE’nin modernizasyonuyla ilgili bir çalışma olup olmadığı yönündeki soru üzerine de MKE ile ilgili bir tasarının hazırlık aşamasında olduklarını
kaydetti. Gönül, şöyle konuştu:
”MKE’yi geliştirebilmek için onu KİT statüsünden çıkartmak istiyoruz. Bizim diğer şirketlerimize benzer bir statüye getirmek istiyoruz. Aynen ASELSAN’daki, HAVELSAN’daki gibi. Neden? Çünkü, ihale kanunu, diğer kanunlar MKE’nin elini bağlıyor ve uluslararası rekabette bir dezavantajı oluyor. Onu daha serbest bırakalım, uluslararası rekabete daha fazla girsin, teknolojiyi daha çok takip etsin. Bunu arzu ettiğimiz için bir kanun değişikliğini gündeme getirdik. Prosedür işliyor, süreç devam ediyor.
Bakanlıkların görüşlerini sorduk, onların görüşleri gelmeye devam ediyor.
Yakında son şeklini vereceğiz. Tabi elimizde bir tasarı hazırlandı. Ama
bakanlıkların da görüşünü aldıktan sonra Bakanlar Kurulundan Meclis’e sevk edilecek hale getireceğiz.”
MEHMETÇİK-1 PİYADE TÜFEĞİ
Gönül’ün, incelemeleri esnasında ”Mehmetçik-1” piyade tüfeği ve Türk
askerinin kullanımı için MKE tarafından üretilen çeşitli tüfeklerin tanıtımı
yapıldı.
Mehmetçik-1, 3 kilo 600 gram olup etkili menzili 500 metre, dürbün ve
kullanıcıya göre 5 kat büyütmeli dipçik, sessiz kurma sistemi, kilitlemeli
mekanizmaya sahip piyade tüfeği olarak protatifi yapıldı. Mehmetçik-1′in yakın muharebe ve hücre baskınlarında kullanılmak üzere lazer takılabilen 3 kilogram ağırlığındaki kısa versiyonu da tanıtıldı.
Mehmetçik-1 ile birlikte ağırlığı 6 kilogram olan ve etkin menzili 1.1
kilometre olan JNF-90 ile menzili 900 metre olan ve daha çok hareketli hedefler için tasarlanan T-12 keskin nişancı tüfeklerinin ve MKE tarafından üretilen bazı tüfeklerin tanıtımı yapıldı.
Gönül, ayrıca Kırıkkale’deki tesislerde obüs ve tank namlusu yapımını
yerinde izledi ve küresel barut imalathanesinde incelemelerde bulundu. Gönül için izole bir tesiste barut test atışı yapıldı.
Gönül’ün incelemelerinde Kırıkkale milletvekilleri Vahit Erdem, Turan
Kıratlı, Mustafa Özbayrak, Kırıkkale Valisi Mustafa Bahrettin Demirer, Kırıkkale Belediye Başkanı Veli Korkmaz da hazır bulundu.
İnceleme sırasında Gönül’e tesisler hakkında MKE Genel Müdürü Ünal
Özsipahioğlu eşlik ederek, bilgi verdi.
Haber Komple Alıntıdır: Şurdan

Yazılar (RSS)
sılahı hk416 dan kopyalamişlar yavaş yavaş kucuk çin oluyoruz.sılahın altındakı bomba atarda hk yapımı
ozman bir de HK416 dan bahsetmek gerekir ;
Heckler&Koch tarafından üretilen ve M4′ü baz alarak daha geliştirdiği bir silahtır. Heckler&Koch ürettiği silahı HKM4 olarak adlandırmak istesede Colt buna karşı çıkmış ve dava açmıştır.Bunun üzerine Heckler&Koch silahın adını HK 416 (rakip olduğu M4 ve M16′ya bir gönderme) olarak değiştirmiştir.Silah tam haliyle satın alınabildiği gibi, sadece üst kısım olarakda alınabilir ve bu üst parça herhangi bir tip AR-15 alt parçayla birleştirilebilir.
OİCW programı sonrasında Heckler&Koch Amerikan Ordusu’na XM8′in dışında alternatif bir tasarım sunmak istemesi ve yeni bir silah tasarlamak yerine M4 carbine’i geliştirmeyi tercih etmesiyle üretilen bir silahtır.
M4 ile kıyaslandığında daha uzun atış ömrüne sahip bir namlusu bulunur.M4A1′ de yaşanan aşırı ısınma problemi aşılmıştır, tam-otomatik modda 30 mermi atıldığında bile hala çıplak elle tutulabilir.Yeni gez ve arpacık sistemine sahiptir.Ayrıca dört namlu setine sahiptir, 267mm, 368mm, 419mm ve 508mm’lik.Suya ya da kuma maruz kaldıktan sonra ateş edebilir ve Heckler&Koch tarafından yapılan testlere göre çamura gömüldükten sonra bile ateş edebilir.
Silaha AG36 bomba atar takılabilir.Silahın ayrıca HK417 isimli 7.62×51mm NATO mermisi kullanan bir versiyonu da vardır.Muhtemelen HK416 ve HK417 FN firmasının ürettiği ve Amerikan Özel Kuvvetler Komutanlığı (SOCOM) tarafından açılan modüler saldırı tüfeği ihalesini kazanan FN SCAR’ ın en büyük rakibi olacaktır.
Delta Force, DEVGRU, Amerikan Ordusu Asymmetric Warfare Group, Pasukan Gerakan Khas (Malezya Polisi’ nin özel harekat birlikleri) tarafından kullanılmaktadır, ancak Amerikan Ordusu tarafından yapılan bir açıklamada yakın bir zaman içerisinde bu silahı M4 carbine ile değiştirmeyi düşünmediklerini belirtmişlerdir. Norveç Ordusu 2008 yılından itibaren bu tüfekleri kullanmaya başlıyacaktır.
Kaynak : Wikipedia
Yorumunuzu okudum ve gerçekten de çok etkilendim.
Ateşli silah kültürü iyi olan fazla insan maalesef tanımıyorum.
Batı’nın yıllar önce ağır ve hantal olan 7.62×51mm.lik NATO fişeğini bırakıp 5.56×45mm NATO’ya geçişini biz maalesef daha yeni yeni hayata geçirmeye çalışıyoruz.
Bakınız Sovyet Rusya bile 7.62×39 mm’lik Kalashnikov mühimmatının yanında 5.56 NATO’ya rakip 5.45×39mm’lik mühimmat üretip AK74 ve AK74s tüfeklerinde kullanmaya bizden yıllar önce başladı.
Bununla birlikte hemen eklemeliyim ki 5.56 NATO satandardı mühimmatın öldürmeyen sadece yaralayan bir mühimmat olduğu söylentisi tamamen YANLIŞTIR !
Barut hakkı 7.62 NATO ve 7.62×54 Dragunov’a kıyasla daha az olan bu mühimmatın enerjisi diğer iki mühimmata oranla daha azdır bu doğru ancak bu enerji ölümcül 9×19 mm’lik tabanca fişeğinin enerjisinden kat be kat daha fazladır ve tabanca fişeği eğer öldürüyorsa bu fişeği “Yaralama Amaçlı Fişek” olarak tanımlamak BÜYÜK bir haksızlık olur.
5.56 NATO fişeği 7.62′ye oranla daha küçük, daha hafif ve geri tepmesi daha azdır. Dolayısı ile daha az ağırlıkla daha fazla mühimmat taşınmasına izin verir , geri tepmesi daha az olduğu için kullanımı daha konforlu ve hedefe isabet oranı daha yüksektir. Kalibrenin daha düşük olmasına mukabil balistik performansı daha yüksektir; hava direncini özellikle uzun mesafede daha kolay kırar ve rüzgardan daha az etkilenir.
Öldürmek için gereğinden daha fazla enerjiye sahiptir ; bu sebeple barut hakkını artırmak sadece askere daha fazla ağırlıkla daha az mühimmat taşıtmaktır.
5.56×45mm. NATO’ya geçişi destekliyor Tanrıkut Mete kardeşimizi sevgi ve saygıyla selamlıyoruz.
Başarılarınızın devamını dilerim.
Saygılarımla…
Bugra ALTIOK
ürtilen silahlar çok güzel teferruatı çok fazla günümüzün ihtiyaçlarını karşılıyabilir fakat yaşadıgımız zamanı göz önüne alırsak daha çok agır silahların geliştirilmesine ve yeni buluşların yapılmasına ihtiyaç var dışardan alımlardan daha çok yerel üretime teşvik edilmeli
qurur duydum bir azeri turku olaraq inshallah butun turk sk bunu alirlar
bu silahı çok beğendim bu silah varya dünyaya türklerin gücünü göstereceyiz biz türküz diyebileceyiz nasıl Amerikalılar her olayda biz amerikalıyoz diyosa bizde biz türküz diyeceyiz ne mutlu türküm diyene
bence kırıkkale yabancı devletlerin ürettiği silahın üzerinde ne denli oynamalar yaparsa bu o kadar bizim çıkarımıza olur ve silah yapım tekniğini öğrenir ve hada etkili bir silah olması için bir takımüzerinde oynamalar yaparız.ilk yazan herhalde zihin özürlü olmalı böle düşündüğüne göre,türk silahlı kuvvetleri her halde güçten ve kuvvetten yoksun görüyolar.geçmişini bilmeyen geleceğine ihtimal veremez.
AK47 tüfeklerinde tanidigimiz 7,62mmx39´luk fisekler yüksek kinetik enerjiye sahibdir, bundan dolayi kapi, 2-3 santimlik celik hatta araba motorunu bile kolaylikla delip gece bilirler. Ama bu fisegin negatif tarafi cok siddetli geri tepmesidir. Askerde (komutanlar söylemez ama) bir söz vardir, eger Kalashnikowla ilk üc kursunla düsmani vuramassan ve full otomatik ayarda ates ediyorsan düsman seni vurar, cünki üc kursundan sonra AK´nin geri tepmesi insanin nisan almasini tamamen bozar. Tezat M4 silahi Kevlar yeleklerini bile gecemez. 5,56mmx45 fisegi hedefe vurdugu anda bir miktar demir kiymik haline geliyor, bu kücük ve hafif demir parcalarin kinetik enerjisini azdir, bundan dolayi M4 silahina bazi kisiler öldürücü demezler. Bu aslinda dogru degil cünki eger bu demir kiymiklar dosdogru insan vücutuna girerse büyür hasara neden aciyor (ic kanama) ve yavas ve sancili (tedavi olmazsa) öldürüyor.
Acikcasi iki silahda mükemmel silahdir, ama ne olsada duruma bagli hangi silahi tercih etmek, kisa mesafedeki catismalarda (close quarter combat) AK47 yüksek enerjisinden dolayi cok korkulur ve onu kullanan asker genelde yener. Uzun mesafedeki catismalarda AK´nin geri tepmesi isi cok zorlandirir, buradada M4 galip gelir.
Ben askerlik zamanimimda devamli H&K G36 silahini tercih etdim, bu silah AK gibi kolay kullanilir ve cok dayaniklidir ve M4 gibi keskin ates eder ve geri tepmesi azdir.